|
Videolari izlemek için Flash Player yükleyin.
Yukardaki şok edici suçlamalar Bursaspor Kongresinden. Sene 2005. Takvimler 12 Haziran Pazar gününü gösteriyor. Bursasporda kongre ve başkanlık seçimi heyecanı var. Tartışmalar sürüyor.
Bir konuşmacı diyorki:
Lobicilikle birlikte döneceğinizi söylediniz. Fakat lobiciliğin sadece Levent Kızıl için işlemediğini çok iyi biliyorsunuz. Bir gün sizin başkanlığınızda, size bugün yardım eden insanlar yarın sizden neler isteyecek? Bursasporun maç satmasını mı? Aziz Yıldırım Fenerbahçe şampiyonluğa giderken sizden 3 puan istediğinde ne yapacaksınız? Vereceksiniz değil mi?... (salonda büyük bir alkış kopar, Levent Kızıl pişkinlikten kızarır)
Ama Bursaspor 2. ligde mücadele ediyor. Yani Fenerle aynı ligde değiller ve maçları yok. O zaman bu adam neden durup duruken Aziz Yıldırımdan bahsetti. Önce bu adamı tanıyalım:
Aydın Arslan bir Bursaspor kongre üyesi. Yürekli ve sözünü esirgemeyen bir adam. Aynı konuşmada eski yönetimi başarılı bulduğunu da belirtiyor ve Levent Kızıl'ın İstanbul medyasını kullanarak propaganda yaptığını belirterek bir şeyin altını çiziyor. Eski yönetimin seçimlerde neden aday olmadığı veya OLDURULMADIĞI.
O kongrede tek aday olan Levent Kızıl başkan oluyor ve bu enteresan iddialar ve suçlamalar tarihin derinliklerine gömülüyor. Taa ki 17 Mart 2007'de oynanan ve FBnin deplasmanda 4-0 kazandığı maça kadar.
Öncelikle o günle ilgili ufak bir detay verelim. Deplasman maçlarına gitmeyen, hiçbir başkanla yan yana oturmayan, 6 aylık hak mahrumiyeti bulunan ve orada bulunmaması gereken Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım, nedense Bursada şeref tribününde Levent Kızıl ile yanyana maçı izledi.
O maç ki, Bursasporun birinci lige çıktığı ilk senesi, yani Levent Kızıl'ın diyet ödeme senesi. Hem de öyle bir maç ki, son 5 lig maçında sadece 2 galibiyet alabilen, şampiyonluk yarışında takipçilerinin iyice ensesine yapıştığı, muhtemel bir puan kaybında Galatasaray ve Beşiktaş'ın hem puan olarak hem de moral olarak Feneri yakalayacağı bir maç.
Ama nasıl oluyorsa, iki takım da maçı 11 kişi bitirdiği halde ilk yarısı 0-0 biten maç, ikinci yarı 4-0 bitiyor. Adeta ikinci yarıya farklı bir bursa takımı çıkıyor ve 3 puanı ikram ediyordu.
Ertesi gün fenerbahçeli yazar Kemal Belgin, Türkiye gazetesinde şöyle yazıyordu:
Aziz Bey bu maçı da araştırın
Bursaspor, F.Bahçe ile ilk yarıda öyle mücadele etti, öyle mücadele etti ki; parmak ısırırsınız.
Soyunma odasına 0-0’la gidilirken, futbola yüzeysel bakanlar, yani bu işten anlama eksiklikleri olanlar ikinci yarıda da müthiş bir mücadele olabileceğini sanıyorlardı. Ama ikinci yarının hemen başlarında nasıl olduysa oldu; Bursaspor’un ilk yarıda iyi kapanan savunma göbeği bir anda lale gibi açılıp, F.Bahçe’nin o dakikaya kadar ceza sahasına ayak basmamış oyuncularını seyreder oldu.
Bu tuhaf yanmış yeşil ışıktan Alex bile Metin Oktayvari bir kafa golü atabildi. Bu golden önce maçın futbol inceliklerini bilmeyen hakemi, Tuncay’ın İsmail’e yaptığı net faulu görmeyerek bir ışık da o yakmıştı.
İşte tuhaf maçın tuhaf görüntüleri bir film şeridi gibi birbiri ardına dizilirken, Bursa seyircisi maçın ismini koyuyordu:
“Fenerli Başkan istemiyoruz! .... ol git Levent Başkan!”
F.Bahçe’nin Sayın Başkanı, geçen sezon son dakikada kaybettiği şampiyonluktan sonra ligin birkaç haftasının araştırılmasından söz ederek, vücudunu kaşıntılar sardığını açıklayıp duruyordu.
Şimdi benim de huylantım var. Bu maçı incelesinler.

Kemal Belginin çok güzel anlattığı bu maçtan sonra, Levent Kızıl "Feneri İstanbulda yenerken de başkan bendim" diyerek kendini savunmaya çalıştı. Ama anlamadığı bir şey vardı.
İlk yarıdaki maçın oynandığı 8. haftada, Vestel Manisaspor lider, Beşiktaş Kayserisporla aynı puanda, Galatasaray ise 8 haftada 2 galibiyet 5 beraberlik ile lige tarihinin en kötü başlangıcını yaparken 6. sıradaydı.
Yani, ilk yarıdaki maç, şampiyonluğa etki edecek bir kader maçı değil, şike yapmaya bile değmeyecek bir maçtı.
Zaten hatırlarsak Aydın Arslan şöyle demişti:
"Aziz Yıldırım Fenerbahçe şampiyonluğa giderken sizden 3 puan istediğinde ne yapacaksınız? Vereceksiniz değil mi?"
EzikFB.Com Yorumu: İşte bir satılmışlığın hikayesi! Fenerli medya tabi ki sadece Alexin attığı golleri yazdı. Ama biz cambazı değil, o cambazı oynatıp, sizi kandıranları gösteriyoruz. |
Ayrıca Aziz Yıldırımın federasyonu düşürmek için organize ettiği muhalefetin kukla lideri olarak lanse edilen Levent Kızıl'ın diğer LOBİCİLİKLERİNİ de size yazacaktım, ama beceremeyip göt oldukları için bu konuya hiç girmiyorum. Sadece 9 Mart 2007 tarihli bir haberi bu konunun sonuna ekliyorum.
Muhalefetin başı geri çekildi
Erken seçimi isteyen muhalif grubun son gün olan 9 Mart'ta normal şartlarda cumhuriyet savcılığına başvuru yapmaları suç duyurusunda bulunmaları gerekiyordu. Fakat , Futbol Federasyonu'nun görevde kalmasını istemeyen ne Melih Gökçek, ne Levent Kızıl, ne Fenerbahçe Kulübü ne de bir başka isim hiç bir çalışma içerisinde değil.
Muhalefet adeta başsız kalırken, Levent Kızıl'ın da ilk günlerdeki şevki kırıldı. Kızıl, "Ben üzerime düşeni fazlasıyla yaptım. Artık ilgilenmiyorum. Tek düşüncem Bursaspor. Başkanı olduğum Kulübümü başarılara ulaştırmak için emek ve zamanımı harcayacağım" dedi.
Fenerbahçe uzaktan seyrediyor
Erken genel kurul için 7 imza veren Fenerbahçe Kulübü ise köşesine çekilmiş ve bekleme pozisyonunda...
EzikFB.Com Yorumu: Tarihe dikkat! Satılmış Bursa-FB maçından tam bir hafta önce. Veya federasyonu bizans oyunlarıyla düşüremeyen şikebahçenin, kendi taraftarı tarafından "Fenerli Başkan" olarak görülen bir Başkanın takımını çok enteresan bir maçtan sonra yenmesinden 1 hafta önce de diyebiliriz! |
| Kaynak: EzikFB.com |
27 Mart 2007 |
|