|
Geçen sene malum dönek başkanlığı bıraktığında, Nihat Özdemir neden başkan adayı olmadı? Neden Müteahhitler Birliği Başkanlığından çekildi? Neden febe yönetiminden istifa etmek istedi? İşte kirli çamaşırlar!...
Uyarı: Haber oldukça uzun, bu dolandırıcının çevirdiği dolaplar saymakla bitmemektedir :)
SOL - 12/04/2007
NATO’cu, savaş akbabası ve yağmacı tüccar LİMAK
Limak patronları bütün birikimlerini "nasıl daha büyük vurgun yaparız" hesaplarına yatırmış ve Türkiye’nin tüm zenginliklerinin peşkeş çekildiği, dört yanında savaş tamtamlarının çalındığı bir dönemde bu hesabı tutturmuş patronlar... Kârlarını savaş ve yağmadan, yani sistemin çürümesinden sağlıyorlar. Yine aynı sistem içinde, barışa özlemin filizlendiği filmlerin sergilendiği bir festivalin sponsorluğunu yapıyorlar. Bu kadarı biraz garip değil mi?
Akademisyen kökenli iki inşaat mühendisi Nihat Özdemir ve Sezai Bacaksız’a ait olan Limak, NATO ihaleleri başta olmak üzere askeri ihalelerle büyümüş bir şirket. İşgal pazarında da en fazla pay alan gruplardan biri olarak bilinen Limak, kârlarını savaş yıkıntılarına dayandıran "yeniden inşa" sektöründe öne çıkıyor.
Diyarbakırlı olan Özdemir’in ilişkileri sayesinde bölgede çatışmaların en yoğun olduğu dönemlerde Güneydoğu’da da "askeri işler" yapan firma, inşaat sektöründen hidroelektrik santraller ile enerji sektörüne ve Antalya’daki yatırımlarıyla da turizme uzanmış bulunuyor.
Tüm ihalelerde hazır asker
Limak, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 2005 sonunda satılan Uzanlar'a ait çimento fabrikalarının ikisini satın aldı. Bünyesinde daha önce yine özelleştirmeden alınmış, Kurtalan Çimento bulunan Limak, geçtiğimiz aylarda Lafarge tarafından satılan altı çimento fabrikasına talip oldu. Sektörün yapısı itibariyle Limak ölçeğinde bir firmanın, çimento sektöründeki pozisyonunu sürdürmesinin çeşitli güçlükleri bulunduğu söyleniyor. Şirket yetkilileri, çimento sektöründe yeni alımlarla belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra Holcim, Orascom gibi Türkiye’de faaliyet göstermeyen ama ülkeye girmek isteyen uluslararası çimento tekellerinden birine fabrikaları satma niyetlerini gizlemiyor.
Yerli bir şirket olmanın ve devletle özel bağlara sahip olmanın avantajıyla alımları gerçekleştirmek ve sonra da yabancı bir alıcıya yüksek fiyattan satmak şirketin temel "stratejisi" olarak öne çıkıyor. Seçim sonrasına ertelenen elektrik dağıtım ihalelerine de giren grubun enerji üretimi ve dağıtımında da benzer bir niyetle hareket ettiği düşünülüyor. Limak, enerji sektöründeki özelleştirme ve yabancı sermaye girişi sürecini göz önünde bulundurarak yatırım yapıyor.
Sadece çimento ve enerji sektörleri değil yukarıda sözü edilen strateji doğrultusunda tüm ihalelerde Limak’ı görmek mümkün. Galataport ihalesinde Ofer’in başını çektiği konsorsiyumda yer alan firma, İstanbul Bomonti Bira Fabrikası ihalesinden Antalya Lara Park’a pek çok gayrimenkul satışında boy gösterdi.
İşgal pazarında Limak
Limak, işgal pazarından en fazla pay alan gruplardan biri. Siirt'te bulunan Kurtalan çimento fabrikası, Mardin Çimento'dan sonra yaklaşık 500 bin ton ile Irak'a en fazla çimento satan tesis.
Ergani ve Antep’teki tesislerinde de kapasite artırmaya dönük yatırımlara başlayan Limak, devlet ihaleleriyle, özellikle de askeri işlerle büyümüş gruplardan. TSK üzerinden ya da doğrudan Limak, NATO için yapılan üs, liman, çeşitli askeri tesisler konusunda "uzmanlaşmış" bir grup. Limak'ın uzun yıllardır askerlerle kurduğu yakın ilişki, bölgede "risk" almasını kolaylaştırırken, NATO hizmetleri de Irak pazarında iddialı olmasını sağlıyor. Limak yetkilileri, yatırımlarını anlamlandırırken Lübnan'a işaret etmekte ve Suriye'den de "potansiyel" pazar olarak söz etmekte sakınca görmüyor.
Limak’ın en büyük vurgunlarından biri TEKEL alkollü içecekler oldu. 2004 yılında Özaltın-Nurol-TÜTSAB konsorsiyumu ile TEKEL alkollü içecekler özelleştirme sürecinde alındı. Konsorsiyumu oluşturan şirketler içki üretimi konusunda hiçbir tecrübesi bulunmuyordu. Özellikle konsorsiyumun lideri konumundaki Limak’ın başından itibaren “iyi bir fiyatla satmak üzere alkollü içeceklere talip olduğu” söyleniyor. Nitekim, Mey İçki’nin yüzde 10’luk payla sahibi olan ve dört yıl önce 292 milyon dolara aldıkları şirketi, Teksaslı bir patrona 900 milyon dolar değer üzerinden satan konsorsiyumun kalan hisseleri de değerlenmiş durumda.
Diğer taraftan bu şekilde elde ettiği birikim ile turizm, çimento, doğalgaz dağıtımı alanlarına yayılıyor.
Limak İzmir Limanı’nı satışında da sahnede
Hutchison ve PSA gibi uluslararası limancılık tekelleri dışında İzmir Limanı’nda üçüncü iddialı grup Arkas-Limak ortaklığı. Büyük ortağın Arkas olduğu bu grupta, Limak dışında onlarca İzmirli patron yer alıyor. Limanın “İzmirli”lerde kalması argümanıyla hareket eden grubun ne kadar yerli ya da İzmirli olduğu tartışmalı. Limak’ın İzmirliliği, kentin doğalgaz dağıtımını almış olmasından geliyor yorumları yapılıyor.
Devletin 1 trilyondan fazla zarara uğratmıştı
Limak şirketi hakkında 2004'te Muhafız Alay Komutanlığı binası yapımında devletin 1 trilyondan fazla zarara uğratıldığı iddiasıyla dava açılmış, Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye Müteahhitler Birliği'ndeki (TMB) başkanlık görevinden istifa etmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ihalesi 1997'de yapılan ve inşasına başlanan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı inşaat ihalesinde 1 trilyon 21 milyarlık yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla, aralarında sonradan emekli olmuş bir yarbay, iki albay ve iki binbaşının da bulunduğu 21 sanık hakkında dava açmıştı. Sanıkların, ‘‘resmi evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, devlete ait artırma eksiltme ve yapım işlerine fesat karıştırma'' suçlarından, 4.5 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması istenen davada, inşaatı yapan Nihat Özdemir'in firması Limak'ın dört mensubu da yargılanmıştı.
Limak’ın inşaat işlerini aldığı çeşitli projelerden örnekler:
Balıkesir Havaalanı F-16 Milli Tesisleri İnşaatı
İncirlik Havaalanı Kanalizasyon Arıtma Tesisi İnşaatı
Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Lot C
Gaziantep-Mersin Doğal Gaz Boru Hattı
İzmir Limanı İnşaatı
İncirlik Havaalanı Akaryakıt Tesisi İnşaatı
Kırşehir, Çorum, Devrek, Sinop, Çan, Amasya Süt Fabrikası Makina Montajı ve Su İsale Hattı Yapımı
Limak Ankara Oteli, Limra Otel ve Tatil Köyü, Arcadia Otel ve Tatil Köyü, Atlantis Otel ve Tatil Köyü İnşaatları
Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlik Fakültesi İnşaatı
Adana İncirlik İlk Orta Lise Binaları ve Spor Tesisi İnşaatı
Diyarbakır 80 Daireli Polis Lojmanı İnşaatı
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Altyapı İnşaatı
* * *
İlk elden derlenebilen bu kadar bilgi bile, Limak’ın profilini netleştirmemizi sağlıyor. Bu “işleri” yapan bu şirket, Ankara Film Festivali’ni finanse ediyor. Çirkin tabloya bir de bu tuhaflık ekleniyor.
Ve sorumuzu yinelememizi haklı kılıyor: Bu kadarı biraz fazla garip değil mi?
SABAH - 08/01/2004
Özdemir terliyor
Bir yandan Daum sorunuyla bir yandan da ihale davasıyla uğraşmak zorunda kalan Nihat Özdemir, uykusuz geceler geçiriyor.
Fenerbahçe 2.Başkanı Nihat Özdemir, bir yandan Daum sorunu ve kulüp için uğraşırken bir yandan da 5 Eylül'de başlayacak davası için düşünüyor. Özdemir'in sahibi olduğu Limak firması tarafından yapılan Muhafız Alayı inşaatı ihalesinde yolsuzluk yapıldığı iddiaları F.Bahçe yöneticisini zor durumda bırakıyor. Sayıştay denetlemesinin ilk aşamasında Limak'a 207 milyar 427 milyon lira fazla ödeme yapıldığı belirlenmiş ve bu paranın müteahhit firmadan geri alınmasına karar verilmişti. Sayıştay ayrıca Limak firmasının Milli Savunma Bakanlığı'na ihale aşamasında verdiği faturalarla ihale bedeli ödeneceği zaman verdiği faturalar arasında fiyat farkı olduğunu, bazı faturaların hiç düzenlenmediğini belirlemişti.
Pahalı malzeme
5 Eylül'de Adli Tatil'in bitimiyle başlayacak davada Nihat Özdemir'in adı geçmiyor ama şirketinin varlığı F.Bahçe 2.Başkanı'nı zor durumda bırakıyor. Sayıştay'dan yapılan açıklamada, "Afyon'dan çıkarılan malzemenin Ankara'dan çıkarılan malzemeye göre farklı bir özelliği veya üstünlüğü olsaydı malzemenin temin edileceği yerin Afyon olarak belirtilmesi gerekirdi. Kaldı ki benzer malzeme Ankara'da üretilmektedir" denilmişti. Şimdi herkes Müteahhitler Birliği eski Başkanı Nihat Özdemir'in önümüzdeki günlerde neler yaşayacağını merak ediyor.
SABAH - 21/05/2006
Özdemir'in kabusu Muhafız Alayı
Adı "Fenerbahçe'nin Yeni Başkanı" olarak geçen Nihat Özdemir'in, şirketi hakkında açılan ve halen süren Muhafız Alayı yolsuzluğu ile ilgili davayı düşünerek; F.Bahçe Başkanlığı teklifini kabul etmeyeceği öne sürülüyor.
Aziz Yıldırım'ın "Artık ben yokum" açıklamasıyla boşalan F.Bahçe Başkanlığı koltuğu için arayışlar sürerken Nihat Özdemir'in ismi ön plana çıkmıştı. Halen İkinci Başkanlık görevini yürüten Özdemir'i F.Bahçe Başkanlığı'na getirmeyi özellikle Aziz Yıldırım'ın istediği biliniyor. Ancak tüm medyada kendisi hakkında yaratılan "Başkan Özdemir" havasına rağmen Nihat Özdemir görevi kabul etmeyi çok da istemiyor. Bunun en büyük nedeni ise Özdemir'in uykularını kaçıran Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı inşaatındaki yolsuzluk davası.
1 TRİLYONLUK YOLSUZLUK DAVASI
24 Mart 2004'te açılan ve halen Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden davanın konusu ise, bu inşaatın yapımında devletin 1 trilyon 21 milyar liralık zarara uğratıldığı yönünde. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı inşaatı ihalesinde 1 trilyon 21 milyarlık yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla 21 sanık hakkında dava açılmıştı. Sanıkların, "Resmi evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, devlete ait artırma eksiltme ve yapım işlerine fesat karıştırma" suçlarından 4.5 yıldan 26 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaları istenen davada, inşaatı yapan Limak'ın (Nihat Özdemir'in şirketi) dört mensubu da yargılanıyor. Bunlardan biri ise Özdemir'in ortağı olan Nihat Bacaksız. Bu davanın açıldığı tarihten önce Müteahhitler Birliği Başkanı olan Nihat Özdemir, dava konusu ortaya çıkınca bu görevinden istifa etmişti. Başkanı olduğu sektörel birlikteki görevinden bu dava nedeniyle ayrılan Nihat Özdemir'in Fenerbahçe Başkanlığını da devam eden bu dava yüzünden kabul etmemesi gündemde.
SABAH - 16/08/2004
İstifa, Başkan'dan döndü..
Nihat Özdemir'in şirketi Limak ile ilgili yolsuzluk iddiaları yüzünden, sarı-lacivertli kulüpteki görevini bırakmak istediği ancak Aziz Yıldırım'ın vetosu ile karşılaştığı öğrenildi. Sahibi olduğu Limak şirketi tarafından yapılan Muhafız alayı inşaatı ihalesinde yolsuzluk yapıldığı iddiaları ile zor durumda kalan F.Bahçe 2.Başkanı Özdemir, bir yandan kulüp işleriyle uğraşırken bir yandan da 5 Eylül'deki mahkemenin sıkıntısını yaşıyordu. Adli Tatil'in bitimiyle birlikte başlayacak davanın F.Bahçe'ye de zarar vermesinden çekinen Özdemir, başkan Aziz Yıldırım ile görüşerek, "Kulübün benim yüzümden zarar görmesini istemem. 5 Eylül'deki mahkeme de yaklaşıyor. Uygun görürseniz görevi bırakabilirim" isteğinde bulundu.
Yıldırım geri çevirdi
Özdemir'in bu isteğini geri çeviren başkan Aziz Yıldırım ise, "Böyle bir şeyi asla düşünme. Biz seninle kader birliği yaptık. Ancak birlikte gidersek, görevi bırakabilirsin. Sana her zaman destek olurum" dedi. Yıldırım'ın bu cevabı üzerine Özdemir de görevi bırakma düşüncesinden vazgeçti ve F.Bahçe'deki olası bir yönetim krizinin şimdilik önüne geçilmiş oldu.
RADİKAL - 08/03/2004
Muhafız Alayı inşaatında yolsuzluk
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı inşaatı ihalesinde yolsuzluk yaparak ihaleyi alan firmaya 1 trilyon lira civarında haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla aralarında emekli subaylar ve ihaleyi alan firma yetkililerinin de bulunduğu 21 kişi hakkında dava açıldı. Sanıkların 'devlet alım satımına fesat karıştırma', 'dolandırıcılık' ve 'sahtecilik' suçlarından 4.5 yıl ile 26 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'nın sanık konumundaki subayların emekliye ayrılması nedeniyle görevsizlik kararı verdiği soruşturmayı tamamlayarak Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. İddianamede, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı binası inşaat faaliyetlerinin gizlilik esası uyarınca davetli firmalar arasından Limak şirketine ihale edildiği belirtildi. Binalarda kullanılacak andezit taşı imalatının 1997'den itibaren başladığı anlatılan iddianamede inşaatların birbirini takip eden üç ayrı ihaleyle yapıldığı belirtildi. İddianamede 375 milyar lira bedelli ilk ihalenin yapıldığı 20 Mayıs 1997'de, Ankara İnşaat Emlak Başkanlığı'nda kontrol, inceleme onayı ve ita amiri olarak; Ali Kargılıoğlu, Yılmaz Kuday, Zafer Toklu, Serper Eren, Tuğrul Balaban ve Nedim Duman'ın görevli oldukları kaydedildi. Bu kişilerin, Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Daire Başkanlığı'nda görevli sanıklar Haluk Göğüş, Tayfun Sayarlı, Hüseyin Tekel ve Yaşar Ceylan tarafından sunulan fiyatlar üzerinde çok küçük düzeltmeler yaptıkları, böylece Hitit firmasına fahiş fiyatlarla andezit imalatı yaptırıldığı ileri sürüldü. İddianamede, bu yolla müteahhit lehine 194 milyar 937 milyon lira fazla ödeme yapıldığı kaydedildi.
İhale kapsamında 1998 yılı andezit taşı işlemlerinde, müteahhit firma tarafından bu kez Aks, Hitit ve Çanmersan firmalarından alınan tekliflerin Ankara İnşaat Emlak Başkanlığı'na sunulduğu anlatılan iddianamede, Aks'nin rayiç bedellerinin üzerindeki teklifinin Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Dairesi'nde görevli sanıklar Mustafa Özer, Ahmet Kurt, İlker Kırdım ve Mevci Özsu tarafından onaylanması sonucunda ise 110 milyar 89 milyon lira fazla hakedişe neden olunduğu ifade edildi.
Rakamlar büyüyor
Keşif bedeli 600 milyar lira olan ikinci ihale kapsamında, en az üç firmadan andezit fiyatı alınması gerekirken, sadece Hitit firmasının teklifinin ticaret odası onayı olmadan hakedişe girdiği anlatılan iddianamede, "Sanıklar, ilk ihaledeki fahiş fiyatların esas alınarak ödemelerin devamını sağlamıştır. Müteahhit lehine 109 milyar 759 milyon lira fazla hakediş ödenmiştir" denildi.
İddianamede 2 trilyon 957 milyar lira keşif bedelli üçüncü ihalede ise sanıklar Haluk Göğüş, Seracettin Kefeli, Haldun Demir ve Hüseyin Tekel'in, ihale dosyasına faturalı imalat koymaları gerekirken, maktuen fiyat oluşturdukları öne sürüldü. Aynı yıl aynı imalat için maktuen fiyat tarifi için objektif bir neden bulunmadığı anlatılan iddianamede, sanıkların, yasal prosedürün firma lehine olması için çalıştıkları savunuldu. İşin boyutu ve gelecek yıllara etkili olacağı dikkate alınarak, piyasa araştırması sonucu fiyat oluşturulması gerektiğine işaret edilen iddianamede, sanıkların, yüksek ve yanlış fiyatı sabitledikleri ve ihale şartı haline getirilen fiyatlara ilişkin ileriki aşamada yapılabilecek kontrolleri engelledikleri öne sürüldü.
İddianamede, toplam 1 trilyon 21 milyar 281 milyon 537 milyon 764 lira fazla hakedişe neden olunduğu, müteahhit alacağının 207 milyar 427 milyon lirasının ödenmeyerek bloke edildiği belirtildi.
Hukuki değerlendirme
Sanıkların bu işlemlerle devlete ait artırma eksiltme ve yapım işlerine iştiraken fesat karıştırdıkları savunulan iddianamede Limak firmasının yetkilileri Sezai Bacaksız, Sıttık Kaya, İbrahim Karadeniz ve Aydın Çelikcan'ın andezit firmasından aldıkları faturalardaki meblağları değiştirerek, sanayi odasının sahte mührüyle idareye sundukları belirtildi. İddianamede bu eylemin 'resmi evrakta sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' olduğu savunularak 46. Noter Başkatibi Bahattin Harmandar'ın faturaları asıllarını görmeden onaylayarak 'sahtecilik' suçunu işlediği belirtildi. Limak yetkilileri Bacaksız, Kaya, Karadeniz ve Çelikcan hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 'evrakta sahtecilik' başlıklı 339. maddesinin 1. fıkrası, 'dolandırıcılık' suçunu tanımlayan 504. maddesinin 7. fıkrası ve cezayı artıran haller başlıklı 80 ve 522. maddeleri uyarınca 9'ar yıldan 26 yıl 3'er aya kadar ağır hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Tutuklu sanıklar Hüseyin Tekel, Zafer Toklu, Ali Kargıoğlu, Tuğrul Balaban ile tutuksuz 12 sanığın, 'devlet alım satımına fesat karıştırma' fiilini düzenleyen TCK'nın 205 ve ceza artırımını öngören 80. maddeleri uyarınca 15 yıldan az olmamak üzere ağır hapisleri istenen iddianamede, noter başkatibi Harmandar'ın ise 'evrakta sahtecilik' başlıklı 339. maddesinin 1. fıkrası ve ceza artırımını öngören 80. maddesi uyarınca, 4.5 yıldan 15 yıla kadar ağır hapsi talep edildi.
SABAH - 25/03/2004
Başkanın şirketi yargı önünde
İhale yolsuzluğunda adı geçen Limak, Müteahhitler Birliği Başkanı'nın şirketi.
Birlik başkanı ve F.Bahçe ikinci başkanı Özdemir'in şirketi Limak'ın çalışanları "ihaleye fesat karıştırmak, dolandırıcılık ve sahtecilik"ten yargıda.
Güven Yok
Birlik anketinde müteahhitler güvenilmez bulunmuş, Özdemir "Yolsuzluklar güveni sarstı. Müteahhidim demeye utananlar var" demişti.
'Müteahhitliğin itibarı kalmadı' demişti
'LİMAK İnşaat'ın sahibi Nihat Özdemir aynı zamanda Türkiye Müteahhitler Birliği'nin de (TMB) başkanlığını yürütüyor. TMB'nin, bu ay içinde "Vatandaş ve kamuoyu bizi nasıl görüyor?" diyerek yaptırdığı 'Kurumsal İtibar Araştırması', vatandaşların 'Özel sektöre ve müteahhitlere güvenmediğini' ortaya koymuştu. SAM Araştırma Danışmanlık Şirketi tarafından yapılan 'itibar' araştırmasında müteahhitlik en alt sırada yer almıştı. Bu araştırmayı değerlendiren TMB Başkanı Nihat Özdemir de, "Ben müteahhidim demeye utanan arkadaşlarım var" diyerek, kamuoyunda itibar ve güven kaybeden müteahhitlik sektörünün imajını düzeltmeyi amaçladıklarını söylemişti. Bu amaçla "Etik Kurul" oluşturma kararı aldıklarını duyuran Özdemir, kurula mesleğin duayenlerinin seçileceğini bildirdi. Nihat Özdemir, "Bu kurulun, mesleğin itibarını korumak için söz konusu müteahhidi birlikten çıkarma yetkisine de sahip olmasını planlıyoruz" demişti.
'Yolsuzluk Bizi Yaraladı'
Özdemir, başkanı olduğu birliğin 147 üyesinin, iç pazardaki taahhüt işlerinin yüzde 70'ini, dış pazarda da yüzde 90'ını yaptığını belirterek, "İç piyasada itibarımız olumsuz, ama dış piyasalarda olumlu bir itibarımız var. Belki geçmişte müteahhitlerimiz büyük hatalar yaptılar, ama artık sektöre bir disiplin getirmek istiyoruz" diye konuşmuştu. Müteahhitlik sektörünün depremler ve yolsuzlukla yara aldığını söyleyen Özdemir, 'Müteahhitlerin saygınlığını korumak ve kaliteli yapı bilincini geliştirmek" için de çalışmalarının süreceğini kaydetmişti. Kendi şirketinin de bir yolsuzluk davasında taraf olan Özdemir, müteahhitliğin meslek olarak standartlarının belirlenmesi ve her önüne gelene bina inşa etme izni verilmemesi gerektiğini söylüyordu.
| Kaynak: Sabah & Radikal |
12 Nisan 2007 |
|